AFRİKA KITASINDA YER ALMASINA RAĞMEN DAHA ÇOK AVRUPA ESİNTİSİ TAŞIYAN FAS, ANTİK DÖNEMLERDE “EN UZAK BATI” OLARAK ANILIYORDU. ÜLKENİN YERLİLERİ DE HALEN KENDİLERİNİ EL-MAĞRİP YANİ BATILI OLARAK TANIMLIYORLAR. ÜLKE, AVRUPA’YA OLAN YAKINLIĞIYLA EKONOMİSİNİ DE BU BÖLGE İLE İLİŞKİLENDİRMİŞ AMA TARİHİ İSLAMİYET ETKİSİ İLE ŞEKİLLENMİŞ BİR ÜLKE. FENİKELİLER, ROMA VE BİZANS’IN SİYASİ ÜSTÜKLÜKLERİNE RAĞMEN KÜLTÜREL HÂKİMİYET KURAMADIĞI TOPRAKLARDA HALEN GÜÇLÜ BİR İSLAMİYET ETKİSİ DEVAM EDİYOR. BUNUNLA BİRLİKTE ILIMLI POLİTİKALARLA YÖNÜNÜ BATI’YA DÖNÜK TUTAN ÜLKE, EKONOMİK İSTİKRARINI DA UZUN SÜREDİR SÜRDÜRÜYOR. TÜRKİYE’NİN KUZEY AFRİKA’DAKİ EN ÖNEMLİ TİCARET ORTAĞI OLAN FAS, MAKİNE TİCARETİNDE DE ÖNEMLİ BİR POTANSİYEL SUNUYOR.

Dünyanın 61’inci büyük ekonomisi olan Fas, politik olarak istikrarlı ve iş dostu bir ülkedir. Uzun yıllardır sabit bir şekilde büyüyen Fas ekonomisi yapısal olarak Avrupa ile Afrika'nın geri kalanından daha uyumlu olmasıyla birlikte, Afrika kıtasındaki fırsatlardan da giderek daha fazla faydalanmaktadır. Çeşitli şehirlerinde yer alan ve ticari trafiğin yoğun olduğu limanlar ile Avrupa ve Afrika arasında ticari bir köprü niteliğinde olan ülke, Sanayi Bölgeleri ve Serbest Bölgelere yerleşecek üretici firmalar başta olmak üzere yabancı yatırımcılar için de çeşitli teşvikler sağlamaktadır. Bu kapsamda, iş yapma kolaylığı sayesinde de giderek daha fazla tanınan Fas, Kuzey Afrika ülkeleri arasında birinci, tüm Arap ülkeleri arasında da üçüncü sırada konumlanmıştır. Dünya Bankası’nın 2024 yılında yayımlanan ve çeşitli gelişmişlik seviyesindeki 50 ülkeyi kapsayan “Business Ready” raporunda ise Fas, üç ana kriterden biri olan “Kamu Hizmetleri” kategorisinde 17’nci sırada yer almıştır. Tam Arapça ismi “ElMemleke El-Mağribiyye”, yani “Batı Krallığı” olan Fas’ta, ülkeleri için Faslılar genellikle “El-Mağrip” yani “Batı” ismini kullanır. Tarihi referanslarda, Orta Çağ Arap tarihçileri ve coğrafyacıları da Fas’ı “El-Mağrip el Aqşá” yani “En Uzak Batı” olarak anıyordu. Ülkenin uluslararası kabul gören ismi olan “Morocco” kelimesi ise Latince “Morroch” kelimesinden gelir. Morroch, Latince Murabıtlar ve Muhavvidlerin başkentleri olan Marakeş’e verilen isimdir. Marakeş ismi de büyük ihtimalle Berberice “Tanrı’nın Toprakları” anlamına gelen “Mur-Akush” kelimesinden gelir. Türklerin ülkeyi Fas olarak isimlendirmesi ise antik İdrisî ve Marinî başkenti Fes ile ilişkilendirilir.

İSLAMİYETİN ETKİSİ ÇOK GÜÇLÜ
Bugünkü Fas topraklarının bulunduğu Kuzey Afrika’nın batı kısmında kalan coğrafya, binlerce yıllık köklü tarihe sahip olmakla birlikte, MÖ devirlere ait bilgilerin son derece sınırlı olduğu bir bölgedir. Fas’ın bilinen en eski yerleşimcileri olan Berberîlerin MÖ 3’üncü binyıldan beri burada oldukları kabul edilirken, Berberîleri oluşturan Masmûte, Zenâte, Senhâce gibi kabilelerin Mısır, Yemen gibi doğu bölgelerinden gelerek buraya yerleştikleri düşünülmektedir. Tüm Kuzey Afrika’yı hakimiyeti altına alan Kartaca İmparatorluğu’nun yıkılmasının ardından Fenikelilerle birlikte Akdeniz kültürünün etkisi altına giren Fas coğrafyası MS 40’tan itibaren yaklaşık dört asır Roma İmparatorluğu’nun, 5’inci yüzyıldan itibaren de Vandallar, Vizigotlar ve Bizans İmparatorluğu’nun hakimiyeti altında kalmıştır. Fas topraklarındaki İslam hakimiyeti 7’nci yüzyılın sonlarında Emevîler tarafından gerçekleştirilen fetihle başlarken, zaten yüzyıllardır Arap etkisi altındaki bu coğrafyanın aslî unsuru olan Berberîler, bu tarihten itibaren Araplaşmaya başlamış ve böylece bu bölgede yeni bir kültür doğmuştur. 15’inci yüzyılın ortalarından itibaren Portekiz’in, 19’uncu yüzyılın ortalarından itibaren de Fransa, İspanya ve İngiltere, hatta zaman zaman Almanya’nın sömürge politikalarına maruz kalan Fas, 1912’de imzalanan antlaşmalarla bir kısmı Fransa’nın bir kısmı İspanya’nın himayesi altında kalacak şekilde sömürgeleştirilmiştir. Kıta ülkelerinin aksine yüzyıllar boyunca bağımsız kalmayı başaran Fas’ta bu gelişmeye rağmen özellikle kırsal alanlarda sömürge yönetimleri tanınmamış ve ciddi bir direniş gösterilmiştir. Nitekim Abdülkerim El-Hattabî liderliğindeki hareket İspanyollara karşı galip gelerek Haziran 1921’de bağımsızlığını ilan ederek Rif Cumhuriyeti’ni kurmuşsa da İspanya 1926’da tekrar hakimiyeti ele geçirerek Hattabî’yi esir almış ve devletini ortadan kaldırmıştır. Fas’ta bir taraftan Fransa ve İspanya sömürgesi devam ederken, bir taraftan da geleneksel sultanlık yönetimi varlığı sürdürmüştür. 1927 yılında başa geçen V. Muhammed döneminde bağımsızlık hareketleri baş göstermiş, özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra bu süreç daha da hızlanmıştır. Nihayet 2 Mart 1956’da Fransa ile bağımsızlık antlaşması imzalanmış, 5 Nisan 1956’da da İspanya İfni, Sebte ve Melile dışında kalan topraklardaki himayesini kaldırmıştır. İfni 1969 yılında Fas’a dâhil olurken, Sebte ve Melila halen İspanya’nın Fas coğrafyasındaki denizaşırı toprağı olma özelliğini sürdürmektedir. Bu tarihten itibaren Fas için yeni bir dönem başlamış Kasım 1956’daki BM üyeliğinin ardından V. Muhammed kral unvanını almıştır. Onun 1961 yılında vefatı üzerine yerine oğlu II. Hasan geçmiş ve o da 1999’daki vefatına kadar 38 yıl devleti yönetmiştir. II. Hasan’ın ölümü üzerine yerine geçen oğlu VI. Muhammed halen devlet yönetiminin başındadır.


MADENCİLİK VE TARIM EKONOMİYİ AYAKTA TUTUYOR
Arap dünyasında, petrol dışı GSYİH büyüklüğü ile Mısır’ın ardından ikinci sırada olan Fas ekonomisinin önemli gelir kaynakları otomotiv, tekstil üretimi, tarım, turizm ve fosfat mineralleridir. Fas için ağırlığını sürdüren tarım sektörü, GSYİH’nin yüzde 15’ini ve istihdamın yüzde 40’ını oluşturur. En çok üretilen tarım ürünleri tahıllar (buğday, arpa), narenciye (portakal, mandalina), zeytin, gülgiller (badem, elma, kayısı), baklagiller, şeker pancarı ve sebzelerdir (özellikle patates ve domates). Ülkede devamlı gelişmekte olan tekstil sektörü de sanayi sektörünün yüzde 15’ini oluştururken, Fas zengin fosfat yataklarıyla Çin’den sonra dünyanın ikinci büyük fosfat minerali üreticisidir. İstikrarlı ekonomik büyümesini ulaşım ve altyapı stratejisi ile destekleyerek bölgesel kalkınmayı amaçlayan Fas, yeni şehir ve sanayi alanlarının inşaatını da planlanmaktadır. Ülkede son dönemde, 2030 Dünya Kupası ve Afrika Uluslar Kupasına yönelik stadyum ve tesislerin inşaatı hız kazanırken, ülkenin önemli gelir kaynaklarından olan turizm sektörünü geliştirmek için otel, eğlence tesisi ve tatil köyü inşaatları da devamlı olarak yapılmaktadır. Kazablanka Menkul Kıymetler Borsası ise Afrika'nın en büyük borsalarından biridir ve bölgesel merkez olmayı hedeflemektedir.


DIŞ TİCARETİNDE İSPANYA VE FRANSA ÇOK ÖNEMLİ
İstikrarlı siyasî yapısı, yüksek genç nüfus oranı, 200 milyar dolara yaklaşan millî geliri ve son yıllarda yakaladığı düzenli büyüme trendi ile Fas, gelişmekte olan ve yüksek potansiyele sahip bir Kuzey Afrika ülkesi olarak öne çıkmaktadır. Millî gelirin sektörel dağılımına bakıldığında ilk sırada yüzde 52 ile hizmetler sektörünün geldiği görülmektedir. Onu yüzde 33 ile sanayi ve yüzde 15 ile tarım takip etmektedir. Son 10 yılda yüzde 4’lük bir ortalama büyüme hızı yakalayan ülkede, enflasyon oranı düşük seyretmekte, yoksulluk ve işsizlik oranı da korkutucu boyutların altında bulunmaktadır. Bu durum dış yatırımcı ve ülke turizmi açısından olumlu referanslar sağlamaktadır. Öte yandan yurt dışında (çoğunluğu Fransa’da) bulunan yaklaşık 2 milyon Faslı aracılığıyla ülkeye giren döviz de ekonomi açısından önemli bir kaynak oluşturmaktadır. Fas’ın dış ticaret hacmi son yıllarda 120 milyar doların üzerine çıkmıştır. 2024 yılında 46 milyar dolarlık ihracat ve 77 milyar dolarlık ithalat gerçekleştiren ülkenin başlıca ihraç ürünleri binek otomobiller, elektronik iletkenler, gübreler, tekstil ve tarım ürünleridir. Başlıca ithalat kalemleri ise mineral yakıtlar ve yağlar, motorlu taşıtlar, elektrikli makine ve ekipmanlar, makineler ve plastik mamulleri olarak sıralanmaktadır. Fas’ın dış ticaretteki en önemli iki ortağı da İspanya ve Fransa’dır. Bu iki ülke Fas’ın ihracatının yaklaşık yarısını, ithalatının da yaklaşık üçte birini karşılarken, dış ticaretteki diğer önemli aktörler Çin, İtalya, ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Hindistan, Brezilya ve Türkiye’dir.



TÜRKİYE İLE TİCARETİ BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR
Türkiye ve Fas arasındaki ticari ilişkiler de yıllar içerisindeki gelişimini sürdürüyor. İki ülke arasındaki ticari ilişkiler 2000’li yılların başlarından itibaren büyük artış gösterirken, 2024’te 5 milyar doların üzerinde bir ticaret hacmine ulaşılmıştı. Bu dönemde Fas’tan Türkiye’ye 1,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, ülkenin Türkiye’den ithalatı ise 4 milyar dolara yaklaşıyordu. Fas’ın Türkiye’den ithal ettiği başlıca ürünler Türkiye’nin Fas’a en fazla ihracat yaptığı sektörler otomotiv, demir çelik, makineler ve mekanik parçalar, demir çelik eşyaları ve plastik ve mamulleriyken, Fas’ın Türkiye’ye ihraç ettiği başlıca ürünlerse motorlu taşıtlar, kimyasal gübreler, fosfat ve ürünleri, altın ve gümüş olarak sıralanıyor.
MAKİNE ÖZELİNDE GÜÇLÜ POTANSİYEL VAR
Fas’ın makine özelinde ticaret rakamlarını incelediğimizde, BM İstatistik Bölümü verilerine göre, ülkenin makine ihracatının 2024’te yüzde 4,4 azalarak 526,5 milyon dolar olarak kayda geçtiğini görüyoruz. Fas’ın en çok makine ihraç ettiği ülkeler sıralamasında ilk sırada 165,2 milyon dolarla Fransa yer alırken, ikinci sıradaki İspanya 2024’te Fas’tan 82,5 milyon dolarlık makine alımı yaptı. Üçüncü sıradaki Çekya’ya da 51,7 milyon dolarlık makine ihraç edildi. 2024’te Türkiye ise Fas’tan gerçekleştirdiği makine ithalatında yüzde 41,9’luk artışla 11’inci sırada yer aldı ve 7,7 milyon dolar değerinde makine alımı yaptı. Bu dönemde Fas’ın Türkiye’ye gerçekleştirdiği 1,2 milyar dolarlık toplam ihracat içindeki makinenin payı da yüzde 0,7 olarak kayda geçti. Aynı dönemde Fas’ın toplam ihracatının 45,9 milyar dolar olduğunu ve makine ihracatının toplam ihracattan yüzde 1,1 pay aldığını da söyleyelim. Diğer yandan, makine ithalatının, 76,6 milyar dolarlık toplam ithalattan yüzde 10,6 pay aldığı Fas’ta, 2024’te yüzde 16,6’lık artışla 8,2 milyar dolar tutarında makine ithal edildi. BM İstatistik Bölümü verilerine göre Fas’ın en fazla makine ithal ettiği ilk 10 ülke listesinin ilk sırasında 1,8 milyar dolarla Çin yer alırken, listenin ikinci sırasında bulunan İspanya’dan 1,3 milyar dolar değerinde makine ithal edildi, üçüncü sıradaki Fransa’dan da 1,1 milyar dolarlık makine alımı yapıldı. Bu dönemde Fas’ın Türkiye’den gerçekleştirdiği makine ithalatı ise yüzde 7,2’lik artışla 357,6 milyon dolar oldu. Türkiye bu dönemde, Fas’ın makine ithalatında yedinci sırada konumlandı. Bu veriyle, Fas’ın toplam 8,2 milyar dolarlık makine ithalatından 2024’te Türkiye’nin aldığı payın yüzde 4,4 seviyesinde gerçekleştiğini; Fas’ın Türkiye’den yaptığı 3,9 milyar dolarlık toplam ithalat içindeki makinenin payının ise yüzde 9,1 olarak kayda geçtiğini hatırlatalım.

FAS İLE TİCARETTE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
1. Fas’ta günlük konuşmalarda Arapça ve Fransızca tercih edilse de iş hayatında ve bürokraside Fransızca kullanılıyor. Bu nedenle Fas’a ihracat yapmak için iş yaparken Fransızca dil yetkinliğine sahip olunması veya Fransızca-Türkçe tercüman kullanımı önem arz ediyor. 2. Faslılar dış görünüşe büyük önem verirler. Görüşmelere şık ve düzgün bir kıyafetle gitmelisiniz. 3. Erkekler için koyu renk takım elbise ve kravat tavsiye edilir. Kadınların dar, dekolte ve kısa kollu giymemeleri önerilir. 4. İlk tanışmada hemen kartvizit değişimi yapılır. Kartın bir yüzünün Fransızca ya da Arapça olması tavsiye edilir. 5. Faslılar tanıdıkları, güvendikleri ve saygı duydukları insanlarla iş yapmak isterler. Fas’ta daha önceden tanığınız iş insanları varsa onların aracılığı iyi bir başlangıç olabilir. 6. Tanıştığınız Faslılara ilgi göstermek ve onları tanımaya çalışmak size karşı bir sempati oluşturur. Ancak, dostluk ilişkisinin kurulması elbette biraz zaman alır. 7. Dakiklik çok önemli değildir. Ancak sizin tam zamanında gelmeniz beklenir. Muhataplarınız tarafından uzun süre bekletileceğinizi her zaman göz önünde bulundurun. 8. Faslılar “Avrupalıların saatleri var, bizim zamanımız.” derler. 9. Görüşmelerin başında hemen konuya girilmez, önce sohbet edilir. Görüşmeler esnasında en üst yetkiliye hitaben konuşmanız ve onun görüş ve önerilerini desteklemeniz sempati yaratır. Görüşmeler esnasında bazı hususları birkaç defa sorarak teyit ettirmenizde yarar vardır. 10. Görüşmeleriniz odaya giren ilgisiz kişiler ve kendi aralarında yapacakları ilgisiz konuşmalar nedeniyle kesilebilir. Sabırlı ve güler yüzlü olun. 11. Otoriteye saygı kesindir. Ancak patron karar almadan önce yönetim kademesinin de fikirlerini alır. 12. Faslılar, patron ya da amirleri yanlarındayken konuşmazlar ya da gerçek fikirlerini söylemezler. Onların olmadığı ortamda daha rahat konuşur ve tartışırlar. 13. Faslılar sizin yüzünüze karşı açık ve net konuşmazlar, ancak yüz ifadeleri ve davranışlarından ne demek istediklerini anlayabilirsiniz. 14. Fas şirketlerinin ağır ve bürokratik yapıları nedeniyle karar alma süreçleri çok yavaştır. Fas devlet kurumları da işin içindeyse süreç çok daha uzun sürer. 15. Faslılar uzun vadeli iş yapmayı tercih ederler, acele etmekten ve acele ettirilmekten hiç hoşlanmazlar. Acele eden ve kendilerine tepeden bakan kişiler saldırgan ve güvensiz olarak değerlendirilir. 16. Faslılar pazarlık etmekten hoşlanırlar; fiyat konusunda en son sözü onlar söylemek ister. İyi bir iş yaptıkları ve başarılı bir sonuç elde ettikleri izlenimini vermeniz onları çok mutlu eder. 17. Fas’ta İslam dini bayramları kutlanırken, bu tarihlerde iş yerleri tatil ediliyor. Bu açıdan, toplantı planı oluşturmadan önce resmî tatil günlerine göz atılması faydalı olacaktır. 18. Fas’ta öğle yemekleri için iki saat gibi uzun bir vakit ayrılıyor. Cuma günleri kutsal gün olduğundan Faslılar ibadet etmek için genelde saat 11.00-15.00 arasında izinli sayılıyor. 19. Faslılar mutfaklarıyla övünürler ve misafirlerini yemekte ağırlamak isterler. Geleneksel olarak evlerde ya da restoranlarda yemekler genellikle daha alçak masalarda yenir. Yemekten önce ellerinizi yıkamanız için bir el yıkama tası getirilecektir. Ellerinizi yıkayın ve görevlilerin verdiği havluyla kurulayın. 20. Davet sahibi dua edip yemeğe başlayıncaya kadar yemeklere asla dokunmayın. Yemek ortadaki büyük bir kaptan yenir. Siz de kendi hizanızdaki bölümden yemeye başlayın. Yan tarafınıza ya da karşı tarafa asla elinizi uzatmayın. Yemek yerken kesinlikle sağ elinizi kullanın. 21. İlk görüşmede hediye değişimi beklenmemekle birlikte sizin vereceğiniz küçük bir el sanatı eşyası memnuniyetle kabul edilir. Hediye alınınca hemen açılır. 22. Bir ortama girdiğinizde ya da ayrılırken herkesin elini sıkmanız gerekir. Ancak önce Faslı kadınların ellerini uzatmalarını beklemelisiniz.
Kaynak: 1)Özkan Aydın, “Uluslararası İş Kültürü”, s. 92-97 2)Ticaret Bakanlığı, Fas İş Kültürü Sayfası
