MODERN OTOMOBİLLER YALNIZCA SÜRÜŞ VERİLERİNİ DEĞİL, KONUMDAN YÜZ İFADELERİNE KADAR PEK ÇOK KİŞİSEL BİLGİYİ TOPLUYOR. UZMANLAR, BU VERİLERİN SİGORTA ŞİRKETLERİNE KADAR ULAŞTIĞINI SÖYLÜYOR.

Bir zamanlar özgürlüğün sembolü olarak görülen otomobiller, bugün dev teknoloji altyapılarıyla çalışan veri merkezlerine dönüşmüş durumda. İnternete bağlı modern araçlar bir yandan sürüş deneyimini iyileştirirken bir yandan da sürücünün davranışlarını, alışkanlıklarını, sağlık durumunu ve günlük yaşamını detaylı şekilde kayıt altına alabiliyor. Teknoloji haber portalı DonanımHaber'in BBC'den derlediği bir habere göre, bu durum önümüzdeki yıllarda çok daha ileri seviyelere taşınacak.
ARAÇLAR DERİN VE GENİŞ VERİ HAVUZU OLUŞTURUYOR
Günümüzde üretilen otomobiller kameralar, sensörler, internet bağlantıları ve gelişmiş bilgi-eğlence sistemleriyle donatılıyor. Bu sistemler sayesinde araç üreticileri, sürücüler hakkında oldukça kapsamlı bilgiler toplayabiliyor. Toplanan veriler arasında sürücünün konumu, seyahat geçmişi, emniyet kemeri kullanımı, ani fren yapıp yapmadığı, hız alışkanlıkları ve araç içindeki medya tercihleri yer alıyor.
Bazı araçlarda sürücü koltuğuna yöneltilmiş iç kameralar bulunuyor ve bu kameralar yüz ifadelerini, göz hareketlerini hatta davranış biçimlerini analiz edebiliyor. Araç üreticilerinin gizlilik politikalarında yaş, kilo, ırk, psikolojik eğilimler ve biyometrik veriler gibi son derece hassas bilgilerin de işlenebileceği belirtiliyor. Brookings Institute Teknoloji İnovasyonu Merkezi kıdemli araştırmacılarından Darrell West, modern araçların topladığı veri miktarının çoğu kullanıcıyı şaşırtacağını belirtiyor. West'e göre bu sistemler, insanların günlük yaşamını neredeyse saniye saniye yeniden oluşturabilecek seviyede bilgi üretebiliyor.
SİGORTA ŞİRKETLERİ BU VERİLERİ KULLANIYOR

Toplanan sürüş verilerinin en büyük müşterileri arasında sigorta şirketleri bulunuyor. Özellikle telematik sistemler üzerinden elde edilen bilgiler, sürücülerin risk profillerinin oluşturulmasında kullanılıyor. Bu da bazı kullanıcıların daha yüksek sigorta primleriyle karşılaşmasına neden olabiliyor.
BBC'nin haberinde yer verilen örneklerden biri, General Motors'un sürücü verilerini LexisNexis isimli veri şirketine aktarması oldu. İddiaya göre bir sürücünün altı aylık tüm seyahat geçmişi yaklaşık 130 sayfalık detaylı bir rapora dönüştürüldü. Sürücü daha sonra sigorta ücretinin yüzde 21 arttığını ve bunun nedenlerinden birinin söz konusu veriler olduğunu öğrendi. ABD Federal Ticaret Komisyonu'nun müdahalesinin ardından General Motors'un araç verilerini beş yıl boyunca satması yasaklandı. Ancak şirketin, belirli koşulları yerine getirmesi halinde ilerleyen dönemde bu uygulamaya yeniden başlayabileceği ifade ediliyor.
ARAÇLAR GİZLİLİK İÇİN EN KÖTÜ ÜRÜNLER
Firefox geliştiricisi Mozilla tarafından 2023 yılında yapılan analizde ise 25 farklı otomobil markasının gizlilik politikaları incelenmişti. Araştırmanın sonucunda hiçbir markanın Mozilla'nın gizlilik ve güvenlik standartlarını karşılayamadığı belirtilirken, otomotiv segmenti "şimdiye kadar incelenen en kötü ürün kategorisi" olarak tanımlanmıştı.
İlgili araştırma 2023 yılında yayınlamış ve ciddi endişeler yaratmış olsa da gelinen noktada durum, giderek daha kötüleşiyor. Zira ABD'de yürürlüğe girmesi planlanan yeni düzenlemeler, otomobillerde gelişmiş sürücü takip sistemlerini zorunlu hale getirecek. Yeni nesil güvenlik teknolojilerinin kızılötesi kameralar ve biyometrik sistemler aracılığıyla sürücünün yorgun, alkollü veya araç kullanmaya uygun olup olmadığını tespit etmesi hedefleniyor. Dahası uzmanlar, bu teknolojilerin çok daha büyük bir gizlilik sorunu yaratabileceği görüşünde. Çünkü söz konusu sistemlerin üreteceği biyometrik ve davranışsal verilerin nasıl kullanılacağına dair net sınırlamalar bulunmuyor.
İNTERNETE BAĞLI ARAÇLARIN SAYISI HIZLA ARTIYOR
Danışmanlık şirketi McKinsey'in verilerine göre 2021 yılında trafikteki araçların yaklaşık yüzde 50'si internet bağlantısına sahipti. Şirket, bu oranın 2030 yılına kadar yüzde 95 seviyesine ulaşacağını öngörüyor. Uzmanlara göre kullanıcıların büyük bölümü araçlarının ne kadar veri topladığının farkında değil. Çünkü çoğu sürücü, araç kurulumu sırasında karşısına çıkan uzun gizlilik sözleşmelerini okumadan kabul ediyor.
Oysa kullanıcılar, bazı önlemlerle veri paylaşımını azaltabilirler. Avrupa Birliği, Birleşik Krallık ve bazı ABD eyaletlerinde kullanıcılar şirketlerin topladığı verilerin kopyasını talep edebiliyor, verilerin silinmesini isteyebiliyor ve veri satışını engelleyebiliyor. Ayrıca bazı otomobillerde bilgi-eğlence sistemleri üzerinden veri paylaşımını sınırlandıran gizlilik ayarları da bulunuyor. Buna rağmen uzmanlar, mevcut sistemin temel sorununun devam ettiğini düşünüyor.
