KÜRESEL GÜNEŞ ENERJİSİ KAPASİTESİ 3 TW EŞİĞİNİ AŞARKEN, GÜNEŞ ENERJİSİNİN KÜRESEL ELEKTRİK TALEBİNDEKİ PAYI DA HIZLI BİR YÜKSELİŞ GÖSTERİYOR. KÜRESEL ELEKTRİK İHTİYACININ GÜNEŞ ENERJİSİNDEN KARŞILANMA ORANI BEŞ YIL ÖNCESİ DÖNEME KIYASLA ÜÇ KATINA ÇIKARAK YÜZDE 9'A ULAŞMIŞ DURUMDA.

Avustralya'da bir arazi güneş enerjisi santralinin panelleri ve önünde otlayan kanguru

Avrupa'da güneş enerjisi sektörünü temsil eden Brüksel merkezli dernek Solar Power Europe'un hazırladığı Küresel Güneş Enerjisi Piyasası Görünümü (Global Solar Market Outlook) raporu, geçen yıl dünya genelinde 664 GW yeni güneş enerjisi kapasitesinin devreye alınarak tüm zamanların kurulum rekoru kırıldığını ortaya koyarken, bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 12'lik bir artışa işaret ediyor.

Sidney silüeti ve önünde geniş bir güneş paneli dizisi

Küresel güneş enerjisi kapasitesi 3 TW eşiğini aşarken, güneş enerjisinin küresel elektrik talebindeki payı da hızlı bir yükseliş göstermeye devam ediyor. Küresel elektrik ihtiyacının güneş enerjisinden karşılanma oranı beş yıl öncesi döneme kıyasla üç katına çıktı ve yüzde 9 olarak hesaplandı.

"GÜNEŞ ENERJİSİ, YENİ YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARININ DA BAŞLICA İTİCİ GÜCÜ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR."

Güneş enerjisi, yeni yenilenebilir enerji yatırımlarının da başlıca itici gücü olmayı sürdürüyor. Uzmanlar, geçen yıl eklenen yeni yenilenebilir enerji kapasitesinin yaklaşık yüzde 80'i güneş enerjisinden geldiğinin altını çiziyor. Ayrıca güneş enerjisi, fosil yakıtlar ve nükleer enerji kaynaklarının toplam yeni kapasite artışını geride bırakarak küresel enerji dönüşümündeki lider konumunu da güçlendirmeye devam ediyor.

Uzmanlara göre bu veriler, güneş enerjisinin artık yalnızca alternatif bir kaynak olmaktan çıkarak dünya enerji sisteminin temel unsurlarından biri haline geldiğini ortaya koyuyor.

KÜRESEL KAPASİTENİN YÜZDE 57'SİNİ ÇİN ÜSTLENİYOR

SolarPower Europe Global Solar Market Outlook 2026-2030 raporunun kapağı, Avustralya odaklı

Sektör, 2026 yılı için politika değişiklikleri ve şebeke entegrasyonu zorlukları nedeniyle bir daralma beklentisiyle karşı karşıya olsa da güneş enerjisi küresel enerji dönüşümünün merkezindeki yerini sağlamlaştırmış durumda.

Güneş enerjisi sektörü, 2 TW barajını aşmasından iki yıldan kısa bir süre sonra 3 TW toplam kapasiteye ulaşarak tarihi bir dönüm noktasına imza atarken, 2025 yılındaki 664 GW'lık yeni kurulum, güneş enerjisinin hem hızlı hem de düşük maliyetli bir enerji kaynağı olarak fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmadaki kritik rolünü bir kez daha kanıtlıyor.

Özellikle Avrupa'da güneş enerjisinin kullanımı, enerji krizleri döneminde ithalat ihtiyacını azaltarak milyarlarca avroluk tasarruf sağlarken, 2025 yılı verileri, güneş enerjisi üretiminin 540 milyar metreküp doğal gaza eşdeğer olduğunu ortaya koyuyor.

"KÜRESEL ÖLÇEKTE GÜNEŞ ENERJİSİ, EK ENERJİ TALEBİNİN YÜZDE 27'SİNİ KARŞILAYARAK BİYOENERJİ VE DOĞAL GAZ GİBİ DİĞER KAYNAKLARI DA GERİDE BIRAKMIŞ DURUMDA."

Küresel ölçekte güneş enerjisi, ek enerji talebinin yüzde 27'sini karşılayarak biyoenerji ve doğal gaz gibi diğer kaynakları da geride bırakmış durumda. Ancak bu büyüme coğrafi olarak oldukça dengesiz bir dağılım sergiliyor. Çin, tek başına küresel yeni kapasitenin yüzde 57'sini oluşturarak rakipleriyle arasındaki farkı açarken, ABD, Almanya ve Brezilya gibi önemli pazarlarda yeni kurulumlarda düşüşler veya durağanlık yaşanıyor. ABD'deki yavaşlamanın, değişen politika ortamı ve teşviklerin yeniden düzenlenmesiyle ilişkili olduğu belirtiliyor.

Sektörün geleceğine dair projeksiyonlar ise temkinli bir iyimserliği yansıtıyor. SolarPower Europe, 2026 yılında yeni kapasite artışlarında yüzde 8 ile yüzde 25 arasında bir düşüş yaşanabileceğini öngörüyor. Bu yavaşlamanın temel nedenlerinden biri, Çin'deki güneş paneli üreticilerinin kârlılığını korumak amacıyla üretim hızını dengeleme çabaları olarak gösteriliyor.

Ayrıca, şebeke tıkanıklığı, enerji kesintileri ve negatif fiyat sinyalleri gibi sistem entegrasyonu sorunları, büyümenin önündeki temel engeller arasında yer alıyor.

Rapor, bu zorlukları aşmak için şebeke yatırımlarının hızlandırılması ve esnekliği ödüllendiren piyasa modellerine geçilmesi gerektiğini vurguluyor. Avustralya örneği ise güneş enerjisi ile batarya depolama sistemlerinin (BESS) entegrasyonunun, enerji dönüşümünün bir sonraki aşaması için nasıl bir model oluşturabileceğini gösteriyor. Destekleyici politikalar ve azalan sistem maliyetleri sayesinde Avustralya'daki konut tipi depolama çözümleri, güneş enerjisinin şebekeye daha verimli entegre edilebileceğinin somut bir kanıtı olarak öne çıkıyor.

Küresel Güneş Enerjisi Piyasası Görünümü raporuna çevrim içi erişim için karekod

Küresel Güneş Enerjisi Piyasası Görünümü raporunu çevrim içi incelemek için sayfadaki karekodu kullanabilirsiniz.