AVRUPA BİRLİĞİ’NİN İKLİM NÖTRLÜK HEDEFİNE ULAŞMAK İÇİN GELİŞTİRDİĞİ VE KARBON YOĞUN ÜRÜNLERİN AB’YE GİRİŞİNDE SERA GAZI EMİSYONUNA DAYALI EK MALİ YÜKÜMLÜLÜKLER GETİREN SINIRDA KARBON DÜZENLEME MEKANİZMASI (SKDM) UYGULAMASI 2023’TE BAŞLAYAN GEÇİŞ SÜRECİNİN ARDINDAN 1 OCAK 2026’DA TAM UYGULANMAYA BAŞLANACAK.

Öncelikli olarak çelik, alüminyum, çimento, gübreler, hidrojen ve elektrik gibi yüksek emisyonlu ürünleri kapsayan; AB’de yerleşik ithalatçıların karbon maliyetlerini belgelemeleri ve eşdeğer karbon ücretleri ödemeleri zorunlu hale getiren SKDM, AB içindeki karbon fiyatlandırması ile dış ticaret arasındaki farkı kapatarak, karbon kaçağı riskini önlenmeyi ve AB içi üreticilerin haksız rekabetten korunmasını hedefliyor. Bununla birlikte, AB Komisyonu, SKDM etkisini artırmak ve kaçakçılığı engellemek için kapsamı değer zinciri boyunca genişleterek otomobil parçaları, çamaşır makineleri ve ev aletleri gibi yüksek emisyonlu ürünleri de kapsayacak şekilde genişletmeyi öneriyor. Öneri üzerinde Avrupa Parlamentosu ve AB üye ülkeleri ile müzakereler sürerken, SKDM, AB’nin Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ile tamamlayıcı şekilde çalışarak gömülü emisyonları fiyatlandırmayı ve 2026-2034 arasında tam finansal uygulanmayı sağlamayı amaçlıyor. Kapsamın genişletilmesiyle sadece ham maddeler değil, çelik ve alüminyum yoğun ürünler de dâhil edilerek karbon maliyetlerinin tedarik zincirinin tümüne yansıması hedeflenirken, geniş kapsama yönelik bu değişikliklerin 2028’den itibaren yürürlüğe girmesi bekleniyor. Türkiye gibi AB ile güçlü ticaret ilişkisi olan ülkeler için bu yeni düzenlemeler, üretici ve ihracatçıları daha düşük karbonlu teknolojilere yöneltirken ticarette rekabeti de yeniden şekillendiriyor ve şirketler için karbon raporlama ve uyum maliyetlerini artırıyor.