SON YILLARDA YAŞANAN BİR DİZİ KÜRESEL GELİŞMEYLE BİRLİKTE RİSK KAVRAMI DA KÖKLÜ BİR DEĞİŞİKLİĞE UĞRUYOR. DÖNÜŞEN İŞ DÜNYASINDA ŞİRKETLERİN RİSK YÖNETİMİ YAKLAŞIMLARINI YENİDEN ŞEKİLLENDİRMENİN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKEN YENİ BİR ARAŞTIRMAYA GÖRE, RİSK ALANINA STRATEJİK BİR YAKLAŞIM OLARAK ODAKLANAN LİDERLER, İŞLETMELERİNİ BELİRSİZLİKLER KARŞISINDA DAHA DİRENÇLİ HALE GETİRİYOR.

Dünya çapında yaklaşık olarak 140 ülkede faaliyet gösteren uluslararası bir denetim ve danışmanlık hizmetleri firması olan Ernst&Young (EY), değişen risk ortamını ve işletmelerin yeni düzene nasıl uyum sağlayacaklarını ortaya koymak amacıyla “EY Küresel Risk Dönüşümü Araştırması”nı yayımladı. Küresel ölçekte 1.200 risk profesyoneliyle birlikte gerçekleştirilen araştırma, ketlerin risk yönetimi yaklaşımlarını yeniden şekillendirmenin önemini vurgularken, araştırmada risk yönetimi uygulamalarının dönüşümüyle şirketlerin hem daha dayanıklı hale geldiği hem de daha başarılı sonuçlar elde edebildiği ifade ediliyor.
RİSK KAVRAMI KÖKLÜ DEĞİŞİKLİĞE UĞRUYOR
Son yıllarda yaşanan bir dizi küresel gelişmeyle birlikte risk kavramı da köklü bir değişikliğe uğruyor. Bu durum, risk yönetimi ve stratejiyi uyumlu hale getirme ihtiyacını ortaya çıkarıyor. Yapay zekâ alanındaki önemli gelişmelerden birbirini takip eden jeopolitik belirsizliklere kadar birçok durum, neredeyse anında çok geniş çaplı etkiler oluşturabiliyor. Böyle bir ortamda, kurumsal risk stratejilerinin vizyonu ve alınan aksiyonlar büyük bir önem arz ediyor. Araştırmaya göre; küresel ölçekte birçok şirket halen risk yönetimine stratejik bakış açısından ziyade uyum odaklı bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Ancak “gelenekselci” risk yaklaşımını benimseyenlerin aksine, araştırmada “risk stratejistleri” olarak isimlendirilen uzmanlar risk fonksiyonunu yalnızca işletmenin stratejisiyle uyumlu hale getirmekle kalmıyor; aynı zamanda stratejik kararları risk içgörüleriyle besleyerek işlerinin büyümesini de destekliyor. Bu yaklaşım sayesinde ayrıca risk kavramı, iş süreçlerine daha iyi entegre edilerek hızla değişen risk ortamında başarı için gerekli yatırımlar doğru zamanda yapılabiliyor. Diğer yandan risk stratejistleri, geleneksel risk yönetimini uygulamaya devam eden şirketlere kıyasla risk ikliminin artık daha hızlı değişen ve birbirine bağlı hale geldiğini yalnızca fark etmekle kalmıyor; aynı zamanda değişimlere yanıt verecek kontrol mekanizmalarını da daha etkin biçimde uyguluyor. Bu durum, risk stratejistlerinin risk yönetimi yaklaşımında geniş çaplı bir dönüşümü benimsediklerini de ortaya koyuyor. Araştırmaya göre risk stratejistlerinin yüzde 58’i, salgın sonrası risk ortamında yaklaşımını orta düzeyde ya da tamamen dönüştürdüğünü belirtiyor. Bu grubun yüzde 20’si yaklaşımını tamamen dönüştürmüşken, geleneksel yaklaşıma sahip olanların dönüşüm oranının ise yalnızca yüzde 7 olduğu görülüyor.
İŞ SONUÇLARINI ETKİLİYOR
Değişken risk ortamı, iş sonuçları üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. EY’nin jeostrateji alanında gerçekleştirdiği bir araştırmaya göre; şirketlerin yarısından çoğu siyasi risklerin satış ve gelirleri olumsuz etkilediğini belirtirken, jeopolitik risklerin de planlanan yatırım veya elden çıkarma kararlarını ertelemelerine ya da iptal etmelerine sebep olduğunu ifade ediyor. Araştırmaya göre, risk konusuna stratejik yaklaşan şirketler ise daha dirençli hale gelerek etkili sonuçlar elde ediyor. Bu şirketler, kritik metriklerde beklenmedik risklerin etkisinin azaltılması, risk sahipliği ve kültürü, olayları tanıma ve müdahale süresi gibi konularda geleneksel yaklaşıma sahip şirketlerden çok daha iyi performans gösteriyor. Bununla birlikte, geleneksel yaklaşıma sahip şirketlerin, risk yönetimini daha çok bir maliyet merkezi ve uyum aracı olarak gördüğü anlaşılıyor. Araştırmaya göre liderlerin risk dönüşümü için atabileceği beş adıma yönelik önerilerde bulunuluyor: • Vizyon ve yol haritası belirlenmeli: Hem risk uzmanları hem de diğer paydaşlar tarafından sahiplenilen ve stratejik bakış açısını önceliklendiren bir risk vizyonu ve yol haritası belirlenmeli. • Kültürel dönüşüm başlatılmalı: Riskten kaçınma ve uyum odaklı risk bakış açısından stratejik değer üretimi odaklı bir risk anlayışına geçiş için kültürel dönüşüm başlatılmalı. • Yeni metrikler belirlenmeli: Kurum bünyesinde sadece risk azaltma faaliyetlerini değil, doğru riskleri üstlenmeye olanak sağlayan diğer çalışmaları da dikkate alan bir metrik seti uygulanmalı. • Teknoloji dönüşümüne odaklanılmalı: Yapay zekâ stratejik risk yönetimi vizyonunun önemli bir parçası haline getirilmeli. • Başarının kilidi olacak yetenekler geliştirilmeli: Yetenek havuzu genişletilmeli, risk uzmanları “iş dilini” etkin kullanabilecek seviyede yetiştirilmeli ve geri bildirim alınmalı. “EY Küresel Risk Dönüşümü Araştırması”nın tam metnine sayfadaki karekod ile ulaşabilirsiniz.
